BÖLGESEL ZAYIFLAMA
Kadınlrda kilo yapan veya kilo aldıran nedenlerin çoğu altta yatan bazı
hormon bozukluklarıdır. Devamlı kilo alan, diyet yaptığı halde kilo
veremeyen bir kadında bazı hormon bozukluklarının araştırılması gerekir.
KADINLARDA KİLO YAPAN HORMON BOZUKLUKLARI
1. Polikistik over yani yumurtalık kisti
2. Guatr yani tiroid hormon bozuklukları
3. İnsülin direnci
4. prolaktin hormon yüksekliği
5. Hashimoto hastalığı
6. Tiroid bezi iltihapları
7. depresyon
8. Şeker düşüklükleri
Yukarıda sayılan hormon bozukları bir Endokrin uzmanı tarafından
değerlendirilir ve uygun tedaviler yapılır. bu hormon bozuklukları
tedavi olmadan yapacağınız diyetlerle kilo verseniz bile hızla geri
alırsınız.
HORMONLAR VE KİLO
Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek şeklinde bir salgı bezidir ve
metabolizmamızı kontrol eden tiroid hormonlarını salgılar. Tiroid
hormonlarının T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardır. Bu hormonlar az
salgılandığında, hipotiroidi
dediğimiz hastalık oluşur, metabolizma az çalışır ve sonunda kilo
alınır. Tiroid ameliyatı geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid
hastalığı olanlarda ve 50 yaşından sonra kadınların çoğunda tiroid bezi
yetmezliği gelişir. Bu kişilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde
şişme, unutkanlık, kan yağlarında yükseklik ve en önemlisi kilo alma
olur. Fazla kilolu kişilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin
yapılarak tiroid bezinin az çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir.
Tiroid bezi yetmezliğinin tedavi edilmediği fazla kilolu kişilerde kilo
vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon
düzeyinin normal sınırlarda olmasının sağlanması gerekir.
Reaktif hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğü kilo alımının ve
kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kişilerde yemek
sonrası kan şekeri düşer ve arkasından tatlı yeme isteği oluşur. Bu
nedenle yapılan tatlı atıştırmaları kilo alımına neden olur. Pankreas
bezinden aşırı insülin hormonu salgılanması ile kendini gösteren
insülin direnci denilen hastalıkta kanda yüksek miktarlarda bulunan
insülin hormonu kan şekerinde düşmeler yaparak kilo alımına katkıda
bulunmaktadır. Bu nedenle zayıflayabilmek için bu yüksek insülin
düzeylerinin azaltılması gerekir. Bazı ilaçlar, kilo verme ve spor
yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkıda bulunur.
Böbreküstü bezinin aşırı çalışması durumunda bu bezden fazla miktarda kortizol
hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlalığı ise, vücutta özellikle
karın ve ensede yağ birikimine ve fazla kiloluluğa neden olur. Bazı
hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon ilacı da aynı mekanizma
ile kilo alınmasına neden olmaktadır.
Kadınlarda fazla kiloluluğa neden olan önemli bir hormon hastalığı da polikistik over sendromu
denen ve yumurtalıkta kist oluşması, tüylenme ve adet bozukluğu ile
kendini gösteren hastalıktır. Bu hastalıkta en önemli bulgu insülin
hormon yüksekliği veya insülin direncidir. Bu nedenle de polikistik
over sendromu olan kadınların önemli bir kısmında fazla kilo ve şeker
hastalığı görülür. Adet bozukluğu, tüylenme ve fazla kilolu olmanın bir
arada olduğu bu hastalarda yumurtalıkların incelenmesi ve bu hastalığa
yönelik tedavilerin yapılması gerekir. Bu şekilde tedavisi yapılmayan
kadınların zayıflaması zordur.
Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin
hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan bir hormon
bozukluğudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden
salgılanır. Hipofiz bezindeki tümörler aşırı prolaktin hormonu
salgıladığında adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo
alımı olur.
Yapılan bilimsel çalışmalar kanlarında kalsiyum düzeyi az olan
kişilerde zayıflamanın zor olduğunu göstermiştir. Bu nedenle zayıflamak
isteyen bir kişinin yeteri kadar kalsiyum alması gerekir.
Erişkin kadınlar özellikle gebelik ve emzirme döneminde, doğum kontrol
hapı kullanırken ve menopoz döneminde kilo alırlar. Doğum sayısı
arttıkça alınan kilolarda artma olmaktadır. Bu dönemlerde kadınların
kilo almamak için beslenmelerine dikkat etmesi ve egzersizi bırakmaması
gerekir. Kilo alan bir kadının doğum kontrol ilaçlarını kullanmaması
gerekir. Menopoz döneminde ortaya çıkan kilo alma olayı kanda kadınlık
hormonu denilen östrojenin azalması neticesinde oluşur. Azalan östrojen
hormonu çeşitli mekanizmalarla kilo alımı yapmaktadır. Menopoz tedavisi
için ilaç alınsa bile kandaki östrojen hormonu tam olarak düzelmediği
için de menopozdaki kadınlarda kilo vermede sıkıntılar olmaktadır. Bu
hastalarda diyet, egzersiz ve bazı zayıflama ilaçları faydalı
olabilmektedir.
Tatlı Düşkünlüğü
Tatlılara düşkünlük genellikle insülin hormon fazlalığı nedeniyle
oluşur. Bu kişilerde yemeklerden 2-3 saat sonra tatlı yeme isteği,
öğleden sonra uyku basması, husuzluk, tatlı yiyince sakinleşme ve
kendini iyi hissetme vardır. Bu durum kilo alınmasının en önemli
nedenlerinden birisidir. Temelinde ise insülin ve serotonin hormon
bozukluğu vardır. Kanda insülin düşünce beyinden serotonin salgılanır.
İnsülin çok yüksek ise serotonin salgılanamaz ve kişiler huzursuzluk,
sinirli olurlar ve serotonini, artırmak için tatlı yerler. İnsülini
azaltmak için kahvaltıda protein yenmeli (et, süt, yumurta) ve 2
saatten fazla aç kalmamalıdır.
EN İYİ DİYET GLİSEMİK İNDEKS DİYETİDİR
Karbonhidratları seçerken düşük glisemik indeksli olanları seçmek gerekmektedir.
1.Rafine karbonhidratlar yani beyaz un ve rafine tahıldan yapılmış karbonhidratlar yüksek glisemik indekslidir.
2.Beyaz ekmek yüksek glisemik indekslidir.Tam buğday veya kepek az GI’lidir.
3. Diyetteki lif oranı artınca GI’i azalır.
4.Karbonhidrat içinde amiloz ve amilopektin vardır. Amilopektin
fazlaysa kan şekeri daha çok artar Amilopektini fazla olanlar ekmek,
beyaz patates, beyaz un, amiloz içerenler ise tam tahıllar,hububatlar
ve tatlı patetesdir.
5. Rafine olanlar rafine olmayanlardan daha fazla glisemik indeksi
artırır. Rafine demek işlenmiş fabrikaya girmiş gıda demektir. Rafine
olan karbonhidratlar beyaz ekmek, beyaz pirinç, kurabiye,meyve suları,
şekerlerdir. Rafine olmayanlar doğal halde bulunanlar olup GI’i
düşüktür. Bunlar daha fazla lif veya posa içerir. Örnek olarak sebze
meyve, badem, ceviz, bezelye verilebilir.
GLİSEMİK İNDEKS DİYETİ İÇİN PROF DR METİN ÖZATA'NIN hazırladığı GLİSEMİK İNDEKS (Gİ) DİYETİ kitabını okuyunuz ve uygulayınız.
|
KİLO VEREMİYORSANIZ TIROID HASTALIĞI OLABİLİR
Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu
nedenle kişilerde önceki kilolarına göre %15-30 oranında kilo
alınmasına neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle tiroit bezi
yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek çok zordur. Tiroit hormon
ilaçları (Levotiron veya Tefor gibi) ile hastaların çoğunda tedaviyle
birlikte kilo verme oluşursa da hastaların % 17’si kilo veremez.
Özellikle menopozdaki kadınlarda bu durum daha sık görülür. Hem menopoz
hem de tiroit yetmezliği kilo vermeyi engeller.
Tiroit bezi yetmezliği olmadığı halde kilo vermeye
çalışan kişilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybının
azaldığı veya durduğu bir dönem oluşur. Bu durum vücudun kendini koruma
mekanizmasıdır. Vücudumuz daha fazla kilo verilmesine direnç göstermeye
başlar. Bu direnç tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi bazı
başka hormonların salınmasının artması ile de oluşur. Kalori alımı yani
yenilen gıda alımı azaldıkça vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3
hormonuna dönüşümü azalır ve sonuçta hücrelere giren ve etkili olan T3
azaldıkça metabolizmamız yavaşlar ve kilo veremeyiz.
Kalori alımı azaldıkça yani diyet yaparken az yemek yedikçe vücudumuzdaki yağlardan salgılanan Leptin isimli
hormon kanda azalır. Azalan leptin hormonu ise beyindeki iştah
merkezini uyararak iştahı artırır ve gıda alınmasını sağlar.
Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur.
Bu hormon mideden salgılanmakta ve kana karışarak beyine ulaşıp yemek
yemeyi artırmaktadır. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon kanda
artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun
salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise henüz yoktur.
Bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi
engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksikliği
özellikle çok önemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin
tedaviyle düzeltilmelidir.
T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum minerali de
etkili olduğundan kilo veremeyen kişilerde selenyum eksikliği olup
olmadığına bakılması gerekir. Selenyum eksikliği varsa bu eksiklik
giderilir. Ayrıca çinko, demir, bakır mineralleri de T4’ün T3’e
dönüşümünde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadığına da
bakılması gerekir.
Omega-3 alımını artırmak kilo vermede faydalı
olabilir. Omega-3 yağ asitleri tiroit hormonlarının hücrelerdeki
etkisini artırmaktadır.
Kanda insülin hormonu yüksek ise kilo vermede
sıkıntılar oluşur. İnsülin yüksekliğini azaltmanın önemli bir yolu
şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir. Beyaz ekmek, şeker,
makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar
insülin hormonunu kanda iyice artırarak kilo vermenizi önler. Bu
gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi),
kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve
meyvelerle beslenmek gerekir.
Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma
yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların)
sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi
zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini
düşürmeye çalışır. İnsülin arttıkça da iştahta artma ve kilo alma
oluşur. İnsülin hormonundaki yükselmeler gün içinde kan şekerinde düşme
yaptığı için de yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfkelenme, birden
sinirlenme, bağırma ve açlık hissi oluşur. Sizde bu belirtiler varsa
kan şekerinizde düşmeler oluyor demektir. Bunu anlamak için 3-4 saatlik
şeker yükleme testi yaptırmanız gerekir.
Stresli kişilerde stres hormonu dediğimiz kortizol artmaya başlar ve artan kortizol hormonu da kan şekerini yükseltir.
Yukarıda söz edilen faktörler hipotiroidili bir
hastada kilo almaya, kan şekerinde düşmelere neden olur. Eğer kilo
veremezseniz ileride bu defa şeker hastalığı gelişir.
Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.
İyi beslenmenize ve egzersiz yapmamıza rağmen
zayıflayamıyorsanız doktorunuz size bazı ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar
zayıflamanıza yardımcı olur.
Hipotiroidili hastalarda selenyum desteği almak T4
hormonunun T3’e dönüşümünü artırarak dokulardaki tiroit azlığını veya
metabolizma yavaşlamasını artırmaya faydalı olabilir. Bu nedenle
selenyum ölçümü yaptırınız. Eksiklik varsa doktorunuz size selenyum
desteği için ilaç verecektir.
Kilo veremeyen tiroit yetmezlikli hastalarda T4
(Levotiron veya Tefor) ve T3 ilaçlarını birlikte almak bazen faydalı
olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasında tutacak şekilde doktorunuz bu
ilaçları ayarlayacaktır.
Yukarıdaki önlemlere rağmen kilo veremeyen kişilerde
altta yatan diğer nedenleri araştırmak gerekir. Bunlar depresyon,
stres, uyku bozuklukları, bazı mineral ve vitamin eksikleri ve gıda
allerjileri olabilir. Özellikle selenyum, çinko, ve demir eksikliği
varsa bunların tedavisi kilo vermeniz açısından çok önemlidir.
Bazen TSH hormonu normal olduğu halde kilo veremeyen
hastalarda anti-TPO antikoru yüksek olabilir. Anti-TPO antikor
yüksekliğinde tiroit bezinin çalışmasında hafif bozukluklar olabilir.
Çok hassas TSH ölçümleri ile bu durum anlaşılabilirse de gizli tiroit
yetmezliğin tanısı için TRH testi yapılabilir. TRH sonrası 25nci
dakikada TSH 15’den yüksek çıkarsa tiroit bezi az çalışıyor demektir.
Özetle; tiroit yetmezliği olan kişiler kilo veremiyorsa şu nedenler araştırılır:
1. İlaç yeterince alınıyor mu? TSH düzeyi istenen seviyede mi? TSH düzeyi 1-1.5 düzeyine indirmekle kilo verme sağlanabilir.
2. Gıda allerjisi olup olmadığını araştırmak gerekir. Gıda allerjisi varsa kilo vermede sıkıntı olur.
3. Kanda insülin düzeyine bakılır. İnsülin yüksek ise ona yönelik tedaviler uygulanır.
4. Kalori azaltılmasını yeterince yapmamış olabilirsiniz
5. Selenyum, B vitamini, yağ asitleri, magnezyum ve kalsiyum eksikliğiniz varsa kilo veremezsiniz
6. Psikolojik stres varsa düzeltilmelidir. Stresi olan kişilerin kilo vermesi zordur.
7. Kanda anti-TPO antikoruna bakılır. Yüksek ise ona yönelik tetkik ve tedaviler yapılır.
8. Diğer hormon bozuklukları olup almadığı
araştırılır (Kortizol eksikliği, yumurtalık kistleri, prolaktin hormon
yüksekliği, kan kalsiyum azlığı gibi).
| |
|
|
|
|