GÖBEK ERİTEN DİYET
GÖBEK ERİTEN DİYET
Göbek veya göbek bölgesinde yağlanma insülin
direncinin en önemli göstergesidir. Bu kisilerde göbeği eritmek için
glisemik indeks diyeti yapılmalıdır.Bu rada Tiroid hormonlarını ve
diğer hormonları da ölçtürmek gerekir.
Glisemik indeks kavramı ilk defa Kanadalı
Profesör Dr. David Jenkins tarafından 1980’li yıllarda ortaya
konmuştur. Bir gıdanın veya karbonhidratın glisemik indeksi onun kan
şekerini yükseltme özelliğidir. Glisemik indeks 0 ile 100 arasında
değişir. Glukozun değeri 100 kabul edilerek diğer karbonhidratların kan
şekerini yükseltme gücü veya etkisi sıralanır. Glisemik indeksi yüksek
gıdalar kan şekerini çok hızlı yükseltir ve bu nedenle kilo yapar. Eğer
glisemik indeks düşükse, o gıda, kan şekerini yavaş ve daha az
yükseltir. Bu tür gıdalar ise zayıflamak için çok faydalıdır. Protein
ve yağlar için glisemik indeks söz konusu değildir.
Kan şekerini çok yükselten karbonhidratlara yüksek
glisemik indeksli, az yükseltenlere düşük glisemik indeksli
karbonhidratlar denir. Yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar kan
şekerini çok arttırdığı gibi insülin hormonunu da çok yükseltirler.
Karbonhidratlarla birlikte yenen protein ve yağ da o karbonhidratın kan şekerini yükseltmesine katkıda bulunabilir.
Zayıflamak isteyen kişilerin glisemik indeksi düşük
gıdalarla beslenmesi gerekir. Glisemik indeksi (şeker yükü) yüksek olan
gıdalar yani rafine edilmiş şekerler, nişastalı yiyecekler, baklava,
börek, reçel ve patatesin çok az yenmesi gerekir. Kişilerin her gıdanın
glisemik indeksini ayrı ayrı bilmesi çok zor ise de, zayıflamak isteyen
bir kişinin bazı gıdaların bu özelliğini bilmesi gerekir. Her türden
şeker, bal, reçel, muhallebi ve keşkül gibi sütlü tatlılar, baklava ve
kadayıf gibi irmikli ve unlu tatlılar, meşrubatlar, çikolata, bazı
meyve suları, meyve kompostoları, bira, tatlı kekler, kurabiyeler,
bisküviler ve tatlı pudingler fazla miktarda basit karbonhidrat (şeker)
içerirler ve glisemik indeksleri (şeker yükü) yüksektir. Bu tür
şekerlerden uzak durulmalı, beyaz ekmek, beyaz pirinç ve patates gibi
şeker yükü fazla olan gıdalar az tüketilmelidir. Tüketilmesi önerilen
düşük şeker yüklü gıdalar ise, yulaf, kuru baklagiller, kepek ekmeği ve
tam buğday ekmeğidir.
Glisemik İndeks Nasıl Hesaplanır?
Glisemik indeksi, hesaplamak için 8-10 sağlıklı
kişiye bir gece açlık sonrası sabahleyin bir karbonhidratı 10-15
dakikada yemeleri istenir ve bunu yemeden önce ve yedikten sonra 15
dakikada bir parmaktan kan şekerine iki saat süreyle bakılır. Aynı
kişilere başka bir gün saf glukoz içirilir ve benzer ölçümler yapılır.
Bunlar bir grafikte değerlendirilir ve o gıdanın glisemik indeksi
hesaplanır. Bu değerlendirmeye göre glukozun (kan şekeri) Gİ’i 100 olup
diğer karbonhidratlar buna göre sıralanır. Daha önceleri beyaz ekmeğin
Gİ’i 100 olarak kabul edilerek Gİ değerlendirilmesi yapılmaktaydı.
Ekmekler farklı olduğundan bundan vazgeçilmiş ve glukoz 100 kabul
edilerek Gİ değerlendirilmeleri yapılmaya başlanmıştır. Gıdanın
pişirilmesi, işlenişi, kabuklu oluşu veya olmayışı GI değerini etkiler.
Glisemik İndeksle İlgili Bazı Pratik Noktalar:
Karbonhidratları seçerken düşük glisemik indeksli olanları seçmek gerekmektedir.
1.Rafine karbonhidratlar yani beyaz un ve rafine tahıldan yapılmış karbonhidratlar yüksek glisemik indekslidir.
2.Beyaz ekmek yüksek glisemik indekslidir.Tam buğday veya kepek az GI’lidir.
3. Diyetteki lif oranı artınca GI’i azalır.
4.Karbonhidrat içinde amiloz ve amilopektin vardır.
Amilopektin fazlaysa kan şekeri daha çok artar Amilopektini fazla
olanlar ekmek, beyaz patates, beyaz un, amiloz içerenler ise tam
tahıllar,hububatlar ve tatlı patatestir.
5. Rafine olanlar rafine olmayanlardan daha fazla
glisemik indeksi artırır. Rafine demek işlenmiş fabrikaya girmiş gıda
demektir. Rafine olan karbonhidratlar beyaz ekmek, beyaz pirinç,
kurabiye,meyve suları, şekerlerdir. Rafine olmayanlar doğal halde
bulunanlar olup GI’i düşüktür. Bunlar daha fazla lif veya posa içerir.
Örnek olarak sebze meyve, badem, ceviz, bezelye verilebilir.
Yüksek glisemik indeksli (GI) yiyecekler, düşük GI
yiyeceklere göre tokluk kan şekerinde ve yemek sonrası 2 saatlik kan
şekeri cevabında daha çok artışa neden olurlar. Dünya Sağlık Örgütü
sağlıklı yaşam için nişasta içermeyen polisakkaritlerden oluşan, düşük
GI’li karbonhidrat ağırlıklı diyetin (Enerjinin %55’inden fazlası
karbonhidrattan) tüketilmesini desteklemektedir.
Besinlerin kısa süreli doyurucu etkileri
incelendiğinde düşük GI’li besinlerin yüksek olanlara göre daha
doyurucu olduğu bulunmuştur. Yüksek GI ‘li öğünler, düşük GI’li
öğünlerle karşılaştırıldığında yemek sonrası dönemde, kan şekerinde
daha fazla yükselme ve düşmeye ve insülin düzeylerinde daha fazla
artışa sebep olurlar. Sonuç olarak ileri saatlerde yağ asitlerinde ve
kan şekerinde daha fazla düşüşe ve acıkmaya neden olurlar. Düşük GI li
gıdalarla ise insülin fazla yükselmediğinden kan şekeri fazla düşmez ve
açlık olmaz.
Düşük GI’li besinlerin tüketilmesinin obez
çocuklarda vücut kitle indekslerinde (kilolarında) daha fazla azalmaya
neden olduğu bildirilmiştir.
Düşük GI’li diyetin obezite, kolon kanseri ve meme
kanseri gelişiminde de koruyucu olduğu gösterilmiştir Düşük GI’li ve
yüksek lifli besinler diyabetli bireylerde tokluk kan şekeri ve kilo
kontrolünde düzelmeye yol açtığı için Kanada Diyabet Derneği,
Avustralya Diyetisyen Cemiyeti, Avrupa Diyabet Çalışma Cemiyeti
tarafından önerilmektedirler.
Glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenince insülin
hormonunda azalma ve enerji artması oluştuğu gibi yağ depolanması
azalır ve mevcut yağlar yakılmaya başlar. Sonuçta da kilo kaybı oluşur.
Düşük GI’li beslenme kilo kaybını 2 mekanizmayla yapar:
1. Doygunluğu artırarak
2. Yağların yakılmasını artırarak
Düşük GI’li gıdalar yüksek GI’li gıdalara göre daha
uzun süre tok tutarlar ve bu nedenle sonraki öğünde daha az yemeyi
sağlarlar. Bir yemekteki GI oranını % 50 artırdığınızda doygunluk
hissinde % 50 azalma olmaktadır. Doygunluk hissindeki bu artış
bağırsaktan salgılanan kolesistokinin hormonunun düşük GI li diyetle
daha fazla artış göstermesine bağlıdır.
Diğer diyetlere karşılık bu Gİ diyetinin faydalı
olmasının nedeni insülin direncini kırmasıdır. 1200 kalorinin altında
diyet yapmak insülin direncini arttırır ve kilo aldırır. Kilo vermek
için acıkmanın ve tatlıya saldırmanın önlenmesi gerekir. Bunun yolu da
düşük glisemik indeksli gıdalarla beslenmekten geçmektedir.
Diyetteki yağı azaltmakla veya toplam kaloriyi çok
azaltmakla veya karbonhidrat miktarını çok azaltmakla açlık hissi
baskılanamaz ve tekrar kilo alırsınız. Düşük glisemik indeksli
beslenmede aç kalma veya özel bir beslenme şekli, yani bir gıdaya
dayalı beslenme, yoktur.
Düşük glisemik indeksli beslenme ile
1. Yemeklerden sonra oluşan uyku basması, öğleden
sonraları oluşan enerji kaybı, halsizlik yok olur. Enerji kaybı veya
halsizlik yemek sonrası oluşan insülin ve şekerdeki dalgalanmalardan
kaynaklanmaktadır. Beyine yeterli glukoz geldiğinden konsantre
olursunuz. ve yorgunluğunuz ortadan kalkar.
2.Tip 2 diyabet, kalp hastalığı, tansiyon, depresyon ve bazı kanserler önlenir.
3.İyi uyku uyursunuz.
4. Acıkma nöbetleri azalır ve kalkar
Normalde acıkma vücudun yemek ihtiyacı olunca ortaya
çıkan bir durumdur. Ancak acıkmanın vücudun ihtiyacı olmadığı
zamanlarda oluşması normal değildir. Bu nedenle de ihtiyaç olmadan
yemek yenildiği için kilo alınır. Normal olmayan bu acıkma atakları
kandaki insülinin dalgalanmasından oluşur. Yüksek Gİ’li karbonhidrat
yenince kan şekeri ve insülin hızla yükselir ve sonra kan şekerini
hızla normalin altına indirir ve tekrar acıkma oluşur. Tekrar tatlı bir
şeyler yerseniz aynı durum tekrar eder gider. Eğer bu acıkmalar
sırasında yüksek GI’li gıda yerine düşük GI’li gıda yenirse acıkma
nöbetleri azalmaya başlar.
Acıkma ataklarını stres de artırabilmektedir. Stres
artınca tatlı gıdalara yönelme olmasının nedeni beyindeki serotonin
denen mutluluk hormonunun bu gıdalarla artması yüzündendir. Stresle
artan kortizol hormonu da serotonini azaltmaktadır. İyi uyuyamayan
kişilerde de acıkma atakları olma nedeni serotonin azlığındandır.
Gıdaların doyma indeksi de önemlidir. Enerji
yoğunluğu düşük olan gıdalar daha hızla doygunluk sağlar. Patates,
elma, portakal ve makarna daha fazla doygunluk sağlar. Çikolata, fıstık
daha az tok tutar. Enerji yoğunluğu dışında tokluk derecesi gıdanın
GI’ne bağlıdır. Düşük GI’li gıdalar ince barsakta daha uzun kalır ve
açlık azalır. Yüksek GI’li gıdalar açlığı artırır çünkü kan şekerini
hızla artırır ve hızla düşürürler. Adrenalin ve kortizol gibi stres
hormonları kan şerkeri hızla düşünce artar ve iştahı artırır.
Gİ diyetinin uygulanmasında 3 önemli adım vardır:
- Akılcı karbonhidrat seçimi yapmak, yani yüksek Gİ yerine düşük Gİ’li karbonhidratları yemek
- Gıdaların yaklaşık olarak Gİ değerlerini öğrenmek
- Günlük
karbonhidrat miktarını ölçülü almak ve düşük Gİ’li de olsa fazla
karbonhidrat almamak. Yani her öğünde asla fazla kalori almamak.
Bir
diyetin başarılı olması onun devam ettirilebilir olmasına bağlıdır. Bir
süre uygulanıp sonra devam ettirilemeyen diyet veya beslenmenin anlamı
yoktur. Herkesin vücudu, bağırsakları, gıdaları parçalayan enzimleri
aynı olduğuna göre gıda seçimi büyük önem taşımaktadır.
Kilo vermede en önemli konu iştah kontrolüdür. İştah
kontrolü için barsakta sindirimi uzun süren ve bu nedenle kan şekerini
hızla artırmayan düşük GI’li gıdaların seçilmesi önem taşımaktadır.
GI’le beslenmeniz demek elinizde hesap makinesi Gİ
hesaplamak, elde tablolar ona göre beslenmek demek değildir. Önemli
olan kaliteli karbonhidrat yemektir.
Gıda Seçimi veya Beslenme Nasıl Olmalı?
Beslenmede en önemli ilke 3 ana öğün 3 ara öğün
yemektir. Yani kahvaltı, saat 10.30’da ara öğün, öğle yemeği, ikindi
ara öğün, akşam yemeği, gece saat 22.00 de ara öğün almalıdır.
Günlük beslenmenizde yüksek GI’li gıdalar yerine
düşük GI’li gıdalar yemek pratik noktadır. Örneğin sabah kahvaltıda
beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, tereyağı veya reçel yerine
yoğurt, meyve yenebilir. Yediğimiz gıdalar protein, karbonhidrat ve yağ
içerir. Et ve yumurtada protein çoktur. Ekmekte ise karbonhidrat
çoktur. Tereyağı ise yağdan oluşur. Önemli olan çeşitli gıdalardan
farklı ölçülerde yemektir. Her gıdanın GI’ini ölçmek imkansızdır.
Örneğin et, balık, tavuk, badem, tereyağı, sebzelerin GI’i ihmal
edebilir. GI’i yüksek olan gıdalardan az yemek kuralımızdır. Ancak
düşük GI’li sosis yememek lazımdır. Bunda doymuş yağlar çoktur. Yani
amacımız sadece düşük GI’li gıda yemek değildir. Yüksek ve düşük GI’li
gıdalar karışık yenirse GI ‘i orta derecede olur. Eğer yemeğinizde
yüksek GI’li gıda varsa düşük GI’li gıda ilave edebilirsiniz.
Beyaz ekmek, pasta ve kurabiye yerine bir dilim tam
buğday ekmeği, veya üzerine az reçel sürüp yiyebilirsiniz. Bembeyaz
ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar veya kepekli ekmek yiyin.
Kahvaltı gevreği yerine müsli yiyin. Kek veya pasta yerine yoğurt
yiyin. Beyaz patates yerine tatlı patates yiyin.Cips yerine tane üzüm
veya çilek yiyin. Kruvasan yerine yağsız sütten yapılmış kapuçino için.
Kraker yerine dilimlenmiş havuç, biber yiyin. Şeker yerine kuru üzüm,
kuru kayısı, kuru meyeri yükselmez hem başka faydalar sağlanır.
Tam buğdaydan yapılmış ekmekte daha fazla vitamin ve
mineraller vardır. Tam tahıllar şeker hastalığına karşı koruyucudurlar
ve kalp hastalığı görülme riskini azalttıkları gibi bağırsakları daha
iyi çalıştırarak kabızlığı önlerler.
Günde en fazla 5 porsiyon ( 5 dilim) ekmek yenmelidir.
Kilo vermek için önemli beslenme önerileri:
1.Sebze ve meyve yemeğe fazla önem verin
2. Yağ miktarını azaltın.
3. Porsiyonları küçültün
3. Her yemekte en azından bir düşük GI’li gıda yiyin.
4. Öğün atlamayın, 3 ana öğün 3 ara öğün şeklinde beslenin
5. Yemek sonrası tatlı yerine meyve yiyin
6.Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yiyin
7.Trigliserit yüksek değilse düzenli olarak ceviz, badem veya fındık yiyin
8. Kırmızı eti az beyaz eti çok yiyin
9. Süt ürünlerini yağsız olarak yiyin
10.Yağ olarak sadece zeytinyağı yiyiniz
Öğünlerin Zamanı
Bu beslenme şeklinde 3 ana öğün ve 3 ara öğün
vardır. Kahvaltı genellikle kalktıktan bir saat sonra yaklaşık saat
7.00 civarı olmalıdır. İlk ara öğün saat 10.30’da olmalı, öğle yemeği
saat 12.00-1300 arası olmalıdır. İkinci ara öğün saat 15.30-16.00
civarında olmalı, akşam yemeği saat 19.00 civarında olmalıdır. Son ara
öğün ise gece saat 22.30 civarında olmalıdır.
Kahvaltı:
Kahvaltı mutlaka yapılmalıdır. Kahvaltı yapan
kişiler gün içinde daha enerjik olurlar ve daha az atıştırma yaparlar
ve daha iyi kilo verirler. Bu kişilerin daha mutlu, işlerinde başarılı
olduğu saptanmıştır. Kahvaltı yapmayan kişiler yorgun, enerjisi azalmış
ve vücutlarında su miktarı daha az olarak yaşarlar. Sabah kahvaltı
yapacak zaman yok diyerek kahvaltı yapmayanlar yolda yiyebilecekleri
sağlıklı kahvaltı paketleri kendilerine hazırlayabilirler. Örneğin
kepekli ekmekten yapılmış sandviç ekmeği içine yağsız peynir, marul,
biber, domates ve salatalık konarak bir sandviç hazırlanabilir.
Kahvaltıda şekeri gıdalar yemek sizin çabuk
acıkmanıza neden olur. Kahvaltıda meyve veya meyve suyu, yağsız süt
veya yoğurt yenmeli, ekmek olarak tam buğday ekmeği yenmelidir.
Kahvaltıda taze meyve veya meyve suları yenerek başlanabilir.
Meyve ve yoğurt ile doymazsanız tam buğday ekmeği kahvaltıda yenebilir. Kahvaltıda çorba içmek de faydalıdır.
Öğle ve Akşam Yemekleri (Tabak modeli)
Bir öğünde yiyeceğiniz yemeklerin hepsini bir tabak
üzerinde olacağını düşünelim. Bu tabağın yarısını sebze ve meyve
doldurmalı, protein (et veya kuru baklagil) tabağın ¼’nü doldurmalı ve
geri kalan ¼’ü karbonhidrat olmalıdır. Yani her öğünde protein (et
türü), karbonhidrat, ve meyve-sebze olmalıdır. Öğünlerde et yemekle
karbonhidrat miktarı azalır ve tüm yemeğin Gİ’i düşer.
Öğle yemeği günün en iyi yemeği olmalıdır. Düşük
Gİ’li karbonhidratlar seçilmelidir. Öğleyin tam buğday ekmeği, kuru
baklagil, balık, yağsız et, tavuk, fazla miktarda salata ve arkasından
meyve yenmelidir.
Akşamları yemek hafif olmalı, sebze, et ve yoğurt yenmelidir. Tatlı yerine dondurma veya meyve yenmelidir.
Ara Öğünler:
Ara öğünlerde aşağıdakilerden birini seçiniz.
1.Bir portakal veya bir elma veya bir armut
2.Yağsız yoğurt
3.Bir bardak süt
4. 5-6 Kuru kayısı
5.Bir avuç kuru üzüm
7.Bir külah dondurma
8. Bir avuç badem
Nadiren Yenecekler gıdalar şunlardır:
1.Yüksek GI’li gıdalar (hamur işleri, pasta, kek, kurabiye)
2. Yağda kızarmış, kavrulmuş veya sos ilave edilmiş yiyecekler
3. Tüm yağlı gıdalar ( kaymak, krema, mayonez, margarin)
4. İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar
5.Hazır meyve suları, bunların yerine meyve yiyiniz
6.Tatlandırıcılar, bunlar iştahı artırabilir
7.Kahve ve kafein
8.Alkol azaltın, haftada bire indirin
9.Gazoz, kola içmeyin yerine su içiniz.
Öğleyin Kuvvetli, Akşam Hafif Yiyin
Metabolizma sabahları daha hızlı iken akşamları
yavaşlar. Bu nedenle akşam yemeklerinin hafif olması, sabah ve öğle
yemeklerinin biraz daha ağırlıklı olması kilo verme açısından çok
önemlidir. Oysa ülkemizde genellikle, öğle yemekleri bir sandviç veya
döner ile geçiştirilmekte ve metabolizmanın zayıfladığı saatlerde, yani
akşamları daha fazla yemek yenmekte ve bu durum kilo alınmasına neden
olmaktadır. Zayıflamak istiyorsanız bu beslenme şeklini tersine
çevirmeniz gerekir. Öğlen iyi yemeli akşamları ise az yemelidir.
Akşamları saat 19.00’dan sonra da yemek yenmemelidir. Geceleri yemekten
sonra çok acıkırsanız bir kase yoğurt içine elma dilimleri koyup
yiyiniz, veya 4-5 tane badem veya ceviz yiyiniz. Bunlar açlığınızı
giderecektir.
Yağ ve Protein Ne Kadar ve Nasıl Yenmeli?
Yağ ve proteinin glisemik indeks değeri yok kabul
edilebilir. Ancak yüksek yağlı ve yüksek proteinli diyetler insülin
direncini artırırlar. Bu nedenle de yenen karbonhidratlar kan şekerini
bu tür beslenen kişilerde daha fazla yükseltir. Yağ olarak zeytinyağı
yenmeli, tereyağı veya donmuş yağlar yenmemelidir. Proteini fazla
artırmak da damar sertliği yapar. Günlük diyette yeteri kadar protein
olmalıdır. Bunun miktarı avucunuz kadar et parçası yemek şeklinde
kabaca özetlenebilir. Protein bağırsaklardan gıdaların emilimini
azaltır ve daha fazla tok tutar. Salataların içine de proteinli gıdalar
konmalıdır. Protein denince yağsız süt ürünleri, yağsız tavuk-hindi
eti, deniz ürünleri, yumurta beyazı, bezelye, kuru fasulye, nohut
anlaşılmalıdır.
Günlük 65-70 gram proteine ihtiyacımız vardır.
800-1200 kalorilik bir diyette günlük protein alımı ideal vücut
ağırlığının her kilosu için en azından 1 gram olmalıdır. 1200 kalorinin
üzerindeki diyetlerde ise bu miktar ağırlığın her kilosu için 0.8 gram
olmalıdır. Proteinli gıdalar kişiyi daha fazla tok tutar ve mide
boşalmasını geciktirir. Bu nedenle zayıflarken ızgara veya haşlama
beyaz et yemeği ihmal etmemek gerekir. Bu et yemeklerinin yanına
patates püresi yerine bezelye, kuru fasulye (3-4 kaşık) ilave etmek ve
bol salata yemek faydalı olur.
Bir Davete Giderken Ne Yapmalı?
Yemekten bir saat önce hafif bir şeyler yiyin; bu
yoğurt veya bir elma olabilir. Yemekten önce gelen zeytinyağı veya
tereyağını görmezden gelin, ekmeğe sürmeye veya ekmeği bandırmayı hiç
düşünmeyin. Hatta hiç getirmemelerini istemeniz daha doğrudur. Yemekten
önce bir bardak su için ve yemeğe salata ile başlayın. Ana yemekten
önce gelecek olan meze veya ara sıcaklardan sebze olanlarını tercih
edin veya bunları yemeden ana yemek gelinceye kadar bekleyin. Et
yemeklerinin yanında mutlaka sebze yiyin. Yemeğin sonunda tatlı değil
meyve yemeye çalışın.
Tatlandırıcı Kullanımı
Tatlandırıcı kullanımına pek sıcak bakmıyoruz. Ne de olsa kimyasal bir maddedir. Ancak mutlaka kullanmak isteyenler içinde
aspartam
bulunan tatlandırıcılardan günde en fazla 8-10 tane kullanabilirler.
Bitkisel bir tatlandırıcı olan stevya veya splenda da kullanılabilir.
Mümkünse tatlandırıcı kullanmadan çayınızı içmeye çalışın.
Her Zaman Düşük Gİ’li Yemek Mecburiyeti Var Mı?
Gİ diyeti yapıyoruz diye bazı gıdaları hiç
yemeyeceğiz anlamı çıkarılmamalıdır. Gİ değeri yüksek olan patates veya
beyaz ekmek çok az oranda yenebilir. Bunları yediğinizde yanında düşük
Gİ’li gıda yerseniz Gİ oranını düşürmüş olursunuz. Yüksek ve düşük
Gİ’li gıdaları birlikte yersek aldığımız ortalama Gİ düşer. Örneğin
patates cipsi ile çilek birlikte yenirse patates cipsinin etkisi
azalır. Yani yüksek Gİ li gıda yediğinizde bunun etkisini azaltmak için
yanında düşük Gİ’li gıda seçmeye çalışılmalıdır. Patates yediğinizde
yanında yoğurt yerseniz patatesin etkisi azalır. Yine her düşük Gİ’li
gıda sağlıklı olmayabilir. Örneğin sosisin Gİ’i düşüktür ancak yağ
oranı fazladır ve zararlıdır. Ayrıca Gİ’i düşük diye bir gıdadan fazla
da yememek gerekir. Miktar arttıkça aldığınız şeker yükü artar.
Düşük Gİ’li Beslenmenin 7 Kuralı:
1.
Sebze ve meyveden günde 7 porsiyon yemeli:
amacımız en azından günde 2 porsiyon meyve (2 elma
gibi) ve 5 porsiyon sebze yemelidir. Bir porsiyon meyve bir elmadır.
Bir porsiyon sebze bir tabak salata= bir adet domates veya salatalık=
4-5 adet biber=bir küçük havuç=3-4 yemek kaşığı sebze yemeği anlamına
gelir.
2.Düşük Gİ’li ekmek ve tahıl yiyiniz:
Çok tahıllı ekmek, tam buğday ekmeği, erişte düşük
Gİ’lidir. Günde en az 5 porsiyon yenmeli. Bir porsiyon bir dilim
ekmektir. Pirinç pilavı yerine bulgur yiyiniz. Makarna yerken biraz
sert olmalı, az pişmiş olmalı, hamur gibi olmamalıdır.
3.Daha çok kurubaklagil yiyiniz.
Lif oranı yüksek olan nohut, kuru fasulye, mercimek, barbunya gibi hububatları tercih edin.
4.Düzenli olarak fındık, badem veya ceviz yiyiniz
Hergün bir avuç kadar fındık, ceviz veya badem
yemeye çalışınız. Bunların içinde faydalı yağ, lif, vitaminler vardır.
Patates cipsi, çikolata veya kurabiye yerine bunları yemek daha
faydalıdır.
5.Daha çok Balık yiyiniz
Balıkların omega-3 kaynağı yani sağlığa faydalı yağ
içerdiği bilinmektedir ve Gİ’leri düşüktür. Bağışıklık sistemi
kuvvetlendiği gibi, kalp hastalığından korur ve psikolojinizi düzeltir.
Haftada 2-3 defa balık yemek lazımdır. Balıkların yağlı olanını tercih
etmek gerekir. Norveç somonu, sardalya, hamsi, tuna balığı yağlı
balıkladır ve daha çok omega -3 içerir.
6.Tavuk eti, Yumurta ve Yağsız kırmızı et yiyiniz
Bu gıdaların Gİ’leri düşüktür ve protein almamızı
sağlarlar. Kırmızı et haftada bir defa mutlaka yenmeli ve bu sayede
demir alımı sağlanmalıdır. Kırmızı veya beyaz et bol salata ile yenmeli
yanında patates değil sebze yenmelidir. Haftada 2-3 tane yumurta ve
derisi çıkarılmış tavuk da faydalıdır.
G.Süt Ürünlerini Yağsız Olarak Yiyiniz
Hergün 2-3 porsiyon süt ürünü tüketmek bizim yeteri
kadar kalsiyum almamızı ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Yağsız süt,
yağsız yoğurt, dondurma, peynir yenebilir. Bir porsiyon bir su bardağı
süt, 28 gram peyniri içerir. Sütün Gİ 12-14, yoğurtun 20-40 arası,
dondurmanın 37-49 dur.
Düşük Gİ’li Diyete Geçmek Nasıl Başlamalı?
Yüksek şeker yükü içeren gıdalarla beslenen bir
kişinin düşük şeker içeren gıdalarla beslenmeye başlanması başta belki
sıkıcı olabilir. Bu nedenle Prof. Dr. Jenni Brand –Miller’in önerdiği
şu değişiklikleri yapınız:
1.
Değişiklikleri yavaş yavaş yapınız: Diyette
büyük deşiklik yapılması genellikle o diyetin sürdürülmesini önler. Bu
nedenle, örneğin önce daha çok sebze yemeye çalışın. Bunu başarınca
ikinci değişikliğe geçin.
2.
İlk Önce En Kolay Değişimi Yapın: En kolay
değişiklikle işe başlamak en başarılı yöntemdir. Örneğin her gün bir
ara öğünde meyve yemeye başlayın. Sonra sebze porsiyonunu artırın.
3.
Hedefi Büyük Tutmayınız, Onu Küçük Parçalara Ayırın:
Hızla kilo verme hedefi koymayın. Bu durum sıklıkla hemen olmaz ve
sıkar. Onun yerine haftada bir kilogram zayıflamayı hedef seçin. Küçük
hedeflerden biri örneğin her gün 30 dakika yürüyüşe başlamak olabilir.
4.Arada Kaçamaklar Yapabilirsiniz:
Arada yapılan kaçamakları başarısızlık olarak
değerlendirmeyin. Bunlar doğal şeylerdir. Bir alışkanlığın
kazanılmasının 3 ay süreceğini kabul ediniz.
KİLO KONTROLÜ DİYET VE BESLENME
KİLO KONTROLÜ DİYET VE BESLENME
Kilo vermek ne kadar önemliyse verilen kiloları
korumak ve aynı kiloda kalmak da çok önemlidir. Bu konudaki
önerilerimiz aşağıda verilmiştir:
Bir diyetin başarılı olması onun devam ettirilebilir
olmasına bağlıdır. Bir süre uygulanıp sonra devam ettirilemeyen diyet
veya beslenmenin anlamı yoktur. Herkesin vücudu, bağırsakları, gıdaları
parçalayan enzimleri aynı olduğuna göre gıda seçimi büyük önem
taşımaktadır.
Kilo vermede en önemli konu iştah kontrolüdür. İştah
kontrolü için barsakta sindirimi uzun süren ve bu nedenle kan şekerini
hızla artırmayan düşük GI’li gıdaların seçilmesi önem taşımaktadır.
GI’le beslenmeniz demek elinizde hesap makinesi Gİ
hesaplamak, elde tablolar ona göre beslenmek demek değildir. Önemli
olan kaliteli karbonhidrat yemektir.
Beslenmede en önemli ilke 3 ana öğün 3 ara öğün
yemektir. Yani kahvaltı, saat 10.30’da ara öğün, öğle yemeği, ikindi
ara öğün, akşam yemeği, gece saat 22.00 de ara öğün almalıdır.
Günlük beslenmenizde yüksek GI’li gıdalar yerine
düşük GI’li gıdalar yemek pratik noktadır. Örneğin sabah kahvaltıda
beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, tereyağı veya reçel yerine
yoğurt, meyve yenebilir. Yediğimiz gıdalar protein, karbonhidrat ve yağ
içerir. Et ve yumurtada protein çoktur. Ekmekte ise karbonhidrat
çoktur. Tereyağı ise yağdan oluşur. Önemli olan çeşitli gıdalardan
farklı ölçülerde yemektir. Her gıdanın GI’ini ölçmek imkansızdır.
Örneğin et, balık, tavuk, badem, tereyağı, sebzelerin GI’i ihmal
edebilir. GI’i yüksek olan gıdalardan az yemek kuralımızdır. Ancak
düşük GI’li sosis yememek lazımdır. Bunda doymuş yağlar çoktur. Yani
amacımız sadece düşük GI’li gıda yemek değildir. Yüksek ve düşük GI’li
gıdalar karışık yenirse GI ‘i orta derecede olur. Eğer yemeğinizde
yüksek GI’li gıda varsa düşük GI’li gıda ilave edebilirsiniz.
Beyaz ekmek, pasta ve kurabiye yerine bir dilim tam
buğday ekmeği, veya üzerine az reçel sürüp yiyebilirsiniz. Bembeyaz
ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar veya kepekli ekmek yiyin.
Kahvaltı gevreği yerine müsli yiyin. Kek veya pasta yerine yoğurt
yiyin. Beyaz patates yerine tatlı patates yiyin.Cips yerine tane üzüm
veya çilek yiyin. Kruvasan yerine yağsız sütten yapılmış kapuçino için.
Kraker yerine dilimlenmiş havuç, biber yiyin. Şeker yerine kuru üzüm,
kuru kayısı, kuru meyeri yükselmez hem başka faydalar sağlanır.
Tam buğdaydan yapılmış ekmekte daha fazla vitamin ve
mineraller vardır. Tam tahıllar şeker hastalığına karşı koruyucudurlar
ve kalp hastalığı görülme riskini azalttıkları gibi bağırsakları daha
iyi çalıştırarak kabızlığı önlerler.
Günde en fazla 5 porsiyon ( 5 dilim) ekmek yenmelidir.
1.Sebze ve meyve yemeğe fazla önem verin
2. Yağ miktarını azaltın.
3. Porsiyonları küçültün
3. Her yemekte en azından bir düşük GI’li gıda yiyin.
4. Öğün atlamayın, 3 ana öğün 3 ara öğün şeklinde beslenin
5. Yemek sonrası tatlı yerine meyve yiyin
6.Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yiyin
7.Trigliserit yüksek değilse düzenli olarak ceviz, badem veya fındık yiyin
8. Kırmızı eti az beyaz eti çok yiyin
9. Süt ürünlerini yağsız olarak yiyin
10.Yağ olarak sadece zeytinyağı yiyiniz
Günlük beslenmede yağ miktarını azaltmak için öneriler:
·Yiyecekleri ızgarada, fırında, buharda veya mikrodalga fırında pişirin; yağda kızarmış yiyeceklerden uzak durun.
·Sebze ve etleri hazırlarken, yağlı soslar, tereyağı ya da margarin yerine çeşitli otlar ve baharatlar kullanın.
·Tam yağlı süt yerine düşük yağlı ya da yağı alınmış sütü tercih edin.
·Çiğ krema ya da mayonez yerine düşük yağlı veya yağsız yoğurt kullanın.
·Yumurtalı yemek yaparken, yumurtanın sarısını sınırlı miktarda kullanın.
·Fırında pişirdiğiniz yiyeceklerde yumurtanın sadece beyazını kullanın (1 yumurta yerine sarısı atılmış 2 yumurta).
·Yağsız eti tercih edin ve yemeği hazırlarken etin üzerinde görebildiğiniz yağları sıyırıp atın.
·Kümes hayvanlarının etlerini pişirirken derisini soyun.
·Et veya kıyma koyduğunuz yemeklere ayrıca yağ koymayın
Fizik aktiviteyi artırma ile ilgili öneriler :
- Otobüs veya minibüsle gideceğiniz yere bir durak kala inmek ve yürümek
- İşyeri ve alışveriş merkezinde aracınızı en uzak yere park etmek
- Asansör yerine merdiven kullanmayı alışkanlık haline getirmek
- Farklı aktiviteler bulmak (bahçe işleri, tamir, araç temizleme vs).
- Eve kondisyon cihazları alıp soğuk havalarda bunları kullanmak
- İşyerine mümkünse bisikletle gitmek
Alışverişi Yaparken Dikkat:
Yiyecek alışverişine tok karnına gidin
Alışverişe meyve ve sebze reyonundan başlayın
Yemememiz gereken yiyecekleri almayın
Alışverişe bir liste ile gidin
Kalorisi düşük olan yiyecekleri satın alın
Aldığınız gıdaların kalori etiketlerini okumayı alışkanlık haline getirin
Sucuk, salam , sosis, reçel, bisküvi, kek ve beyaz ekmek almayın
Uykusuzluk gıda alımını ve atıştırmaları artırır.
Uykusuz kişiler daha fazla atıştırmalar yapar. Bu nedenle iyi uyumaya
çalışın. Uykudan önce, hatta öğleden sonra kahve ve kola gibi kafeinli
içecekler içmeyin. Uykusuzluk insanı sinirli, alıngan, ani reaksiyon
veren bir hale sokar ve işine konsantre olmasını zorlaştırır.
Bol Su İçiniz
Ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi su içme
alışkanlığı olmamasıdır. Sağlıklı bir yaşam için günde en az 2-2.5
litre su içmek gerekir. Yeterli ve bol su içen kişilerde fazla
kiloluluk daha az görüldüğü gibi çeşitli hastalıklara daha az
yakalandıkları ve yaşlanmanın geciktiği ortaya konmuştur. Günde en az 8
bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Az su içtiğinizde
idrarın rengi koyulaşır. İdrar rengine bakarsa da az su içip
içmediğimizi anlayabilirsiniz. Koyu sarı idrar varsa az su içiyorsunuz
demektir. Normalde idrar beyaz veya açık sarı renkte olur. Bu nedenle
idrar rengi açık oluncaya kadar su içiniz.
Az ve Sık Yemeye Başlayın
Bir kişinin yemek yeme sıklığı, nerede yemek yediği,
yemeğin miktarı, yemek yerken ruhsal durumunun nasıl olduğu ve yaptığı
hareketler kilo verme açısından önemlidir.
Yeme öncesi ve sonrası nasıl bir psikolojik durum kazanıldığı da büyük önem taşır.
KİLO ALIYORSANIZ
Kilo alıyorsanız tekrar bir hormon tetkiki, Guatr hormnonları, Kan şekeri ölçümü yaptırın ve bir ENDOKRİN UZMANINA başvurunuz.