|
YEME DAVRANISI BOZUKLUKLARI: ANOREKSİA NERVOZA VE BULİMİA NERVOZA
Yeme davranış bozuklukları ile,
örneğin alımın sınırlanması veya aşırı yeme nöbetleri ve vücut yapısı
ile ilgili aşırı endişe ile karekterize olan bu hastalıkların
psikolojik etkilerinin yanısıra sağlığı tehdit eden etkileri de vardır.
Anoreksia nervozadan ölüm oranı her yıl % 0.56 olup, bu oran normal
populasyondaki genç kadınlara göre 12 kat daha fazladır. Etkili tedavi
seçenekleri olmasına rağmen, semptomların başlangıcı ile tedavi
arasında bir gecikme vardır. Hastalar hastalıklarını sakladıklarından
veya ortaya koymadıklarından %50 ye yakın oranı tanınamaz.
Anoreksia nervoza ve bulimia
nervoza daha çok genç kızlar ve kadınlarda olursa da, % 5-15’i
erkeklerde olur. Genç kadınların %3’ünde bu hastalıklar vardır.
Endüstrileşmiş ülkelerde daha çok görülür ve tüm sosyoekonomik
sınıflarda olabilir. Genetik, nörokimyasal, psikogelişimsel ve
sosyokültürel faktörlerin kombine etkisi ile oluşurlar. Anoreksia
nervoza ve bulimia nervozalı hastaların yaklaşık yarısında tam bir
düzelme olurken, %30 unda parsiyel iyileşme olur,
%20’sinde ise hiçbir düzelme görülmez.
Yeme davranış bozukluklarının
tıbbi, nutrisyonel ve psikolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve
multidisipliner bir ekip tarafından tedavisinin yapılması uygun olur.
Değerlendirme:
Beslenme durumundaki
değişiklikler, kilo kaybının gidişatı, aşırı egzersiz olup olmadığı,
laksatif, diüretik, anorektik ilaçlar alıp almadığı değerlendirilir.
Ayırıcı tanıda, inflamatuvar barsak hastalığı, diabetes mellitus, tiroid hastalığı ve kanser gözönünde bulundurulur.
Hastanın boyu, ağırlığı ve vucut kitle endeksi değerlendirilir.
Muayenede aşırı kilo azlığı ile
birlikte hipotansiyon, bradikardi (nabiz sayisi azligi) ve hipotermi
(beden sicakliginda dusukluk) sıklıkla birlikte bulunur. Anoreksia
nervozalı hastada ayrıca kuru cilt, hiperkaratonemi (cillte sarılık) ,
akrosiyanoz (el ve parmaklarda morarma) ve meme kuculmesi bulunur.
Parotis (tukruk bezi) ve submandibüler (cene alti tukruk bezinde)
bezlerde şişme, dişlerde anormallik, diş etleri ve el yüzeyinde
değişiklikler, kendi kendini kusturma nedeniyle görülebilir.
Laboratuvar olarak serum
elektrolitleri (kanda sodyum ve potasyum gibi), glukoz (kan şekeri) ve
tam kan sayımı yapılır. Ancak bu testlerin sonucu çoğunlukla normaldir.
Hipokalemi (potasyum dusuklugu) ile birlikte serum bikarbonat
düzeylerinin yüksek olması sık kusmayı veya diüretik (idrar sokturucu
ilaç) kullanımını gösterir. Kanda asidoz varsa laksatif (ishal yapan
ilaç)kullanımına bağlı olabilir. Sadece az yemek yeme ile hipokalemi
(kanda potasyum dusuklugu)pek görülmez. Ancak hiponatremi (kanda sodyum
dusmesi) anoreksia nervozada sık görülür ve aşırı su alımına veya
uygunsuz ADH salınımına bağlı olabilir.
Hipoglisemi (kan seker dusmesi) kilo azlığı olan
hastalarda sıktır ancak asemptomatiktir. (sikayet yapmaz) Anoreksia
nervozada lökopeni,(kan beyaz kuresi azlıgı) nötropeni (kan notrofil
hucresi) azlıgı , anemi (kansızlık) ve trombositopeni (trombosit
azlıgı) olabilir. Tiroid testlerinde T3 ve T4 düşüklüğü ve normal veya
azalmış TSH vardır. Anoreksia nervoza ve bulimia nervozalı hastalarda
hiperkortizolemi (kanda kortizol hormonu artması) ve artmış idrar
serbest kortizol düzeyleri vardır.
Yeme bozukluğu işaretleri olan
hastalarda bazen laboratuvar bulguları ve fizik muayenede hiçbir
anormallik saptanmayabilir. Amenore, (adetlerde kesilme) anoreksia
nervozanın kesin bulgusu olmasına rağmen, normal ağırlığı olan bulimia
nervozalı hastalarda amenore ve oligomenore (adet sayisinda azalma)
olabilir. Anoreksia nervozada hipogonadizm (cinsel organ calisma
bozuklugu)ve düşük östrojen seviyeleri olabilir. Menarşda (ilk adet
olmada) gecikme ve büyümede o nedenle geri kalma, adölesan çağdaki
anoreksia nervozalı hastalarda bulunur. Erkeklerde de düşük kilo
ağırlığı, hipogonadizm (testis gelişmemesi
bozuklugu ) ve düşük testosteron seviyesi ile birliktelik gösterir.
Kilonun belirli bir seviyeye ulaşması ile adtler başladığı
bilinmektedir. Ancak altta yatan mekanizma kesin olarak
bilinmemektedir. Leptinin bu konuda önemli olduğu düşünülmekle
birlikte,bizim leptin gen mutasyonuna bağlı leptin yetersizliği olan
bir Türk ailesindeki bulgularımız, puberte (ergenlik) başlangıcı için
sadece leptinin yeterli olmadığını göstermiştir. Çünkü amenoresi
(adetleri kesilmiş) olan bir kadın hastamızda leptin düzeyleri çok
düşük olmasına rağmen düzenli menstrüasyonlar başlamıştır. Yine
anoreksia nervozalı bazı hastalarda kilo azlığı düzelmesine rağmen
mensler (adetler) düzelmemektedir. O nedenle leptinin puberte başlaması
için gerekli, ancak şart olmadığını düşünmekteyiz.
Kemik kaybı (osteoporoz) amenore
(adet kesilmesi) ve yetersiz beslenme nedeniyle önemlidir ve kemik
mineral dansitesi ölçümleri yapılmalıdır. Kilonun düzelmesine rağmen
anoreksia nervozalı hastalarda kemik kaybı devam ettiğinden, uzun zaman
için kemik kırık riskleri vardır.
Psikiyatrik Değerlendirme
Psikiyatrik değerlendirmede
mevcut hastalığın tanısı, intihar riski, birlikte olabilen diğer
psikiyatrik hastalıklar ve semptomların psikososyal içeriği
değerlendirilir. Psikiyatri kliniklerinde bu amaçla yeme davranış testi
(EAT-40), BITE testi, BDI gibi testler yapılır.
Tanı
Yeme bozuklukları olan
hastalarda bazı semptom ve bulgular benzerdir. Örneğin hem anoreksia
nervoza hem de bulimia nervozada vücut şekli ve ağırlık konusunda büyük
bir endişe vardır. . Nöbetler halinde aşırı yemek yeme bulimiada
olabildiği gibi anoreksia nervozah hastaların da yaklaşık yarısında
vardır. Ayırıcı tanıda depresyon ve çeşitli organik beyin sendromlarına
dikkat edilmelidir.
Birlikte olan psikiyatrik
hastalıkların ve intihar riskinin değerlendirilmesi önem taşır. Çünkü
yeme davranış bozuklukları sıklıkla anksiyete ve kişilik bozuklukları
ile birliktelik gösterir. Anoreksia nervoza sıklıkla obsesif- kompulsif
bozukluk ile, bulimia nervoza ise madde bağımlılığı ile birlikte olur.
İntihar olayları da sıktır.
Tedavi
Tüm yeme davranışı
bozukluklarında amaç medikal ve beslenme durumunu stabil hale getirmek,
psikolojik sorunları saptayıp onları çözmek ve yeme paternini
düzeltmektir. Kilo kaybı fazla olan hastalar veya hızlı kilo
kaybedenler, elektrolit dengesizliği olanlar, kardiyak problemi
olanlar, intihar riski yüksek olanlar hastaneye yatırılarak tedavi
edilir. Hastalar endokrin ve psikiyatri uzmanı tarafından
degerlendirlmelidir.
Yeme bozukluklarında özellikler
Anoreksia nervoza
Vücıut kitle indeksi <17.5 kg/m2
Kilo almaktan aşırı derecede korkma Vücudun şekli ve ağırlık konusunda yanlış algılama Amenore
Bulimia nervoza
Tekrarlayan sık yeme nöbetleri (3 ay boyunca haftada en
az 2 kez)
Tekrarlayan kusma nöbetleri, aşırı egzersiz veya açlık (3
ay boyunca haftada en az 2 kez)
Vücut ağırlığı ve şekli konusunda aşırı endişe Anoreksia nervoza yokluğu
|