PROF DR METİN ÖZATA
ZAYIFLAMA DIYET METABOLIZMA KILO VERME
Ana Sayfa      BESLENME      YEME BOZUKLUKLARI

YEME BOZUKLUKLARI



YEME DAVRANISI BOZUKLUKLARI: ANOREKSİA NERVOZA VE BULİMİA NERVOZA

Yeme davranış bozuklukları ile, örneğin alımın sınırlanması veya aşırı yeme nöbetleri ve vücut yapısı ile ilgili aşırı endişe ile karekterize olan bu hastalıkların psikolojik etkilerinin yanısıra sağlığı tehdit eden etkileri de vardır. Anoreksia nervozadan ölüm oranı her yıl % 0.56 olup, bu oran normal populasyondaki genç kadınlara göre 12 kat daha fazladır. Etkili tedavi seçenekleri olmasına rağmen, semptomların başlangıcı ile tedavi arasında bir gecikme vardır. Hastalar hastalıklarını sakladıklarından veya ortaya koymadıklarından %50 ye yakın oranı tanınamaz.

Anoreksia nervoza ve bulimia nervoza daha çok genç kızlar ve kadınlarda olursa da, % 5-15’i erkeklerde olur. Genç kadınların %3’ünde bu hastalıklar vardır. Endüstrileşmiş ülkelerde daha çok görülür ve tüm sosyoekonomik sınıflarda olabilir. Genetik, nörokimyasal, psikogelişimsel ve sosyokültürel faktörlerin kombine etkisi ile oluşurlar. Anoreksia nervoza ve bulimia nervozalı hastaların yaklaşık yarısında tam bir düzelme olurken, %30 unda parsiyel iyileşme olur,

%20’sinde ise hiçbir düzelme görülmez.

Yeme davranış bozukluklarının tıbbi, nutrisyonel ve psikolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve multidisipliner bir ekip tarafından tedavisinin yapılması uygun olur.

Değerlendirme:

Beslenme durumundaki değişiklikler, kilo kaybının gidişatı, aşırı egzersiz olup olmadığı, laksatif, diüretik, anorektik ilaçlar alıp almadığı değerlendirilir.

Ayırıcı tanıda, inflamatuvar barsak hastalığı, diabetes mellitus, tiroid hastalığı ve kanser gözönünde bulundurulur.

Hastanın boyu, ağırlığı ve vucut kitle endeksi değerlendirilir.

Muayenede aşırı kilo azlığı ile birlikte hipotansiyon, bradikardi (nabiz sayisi azligi) ve hipotermi (beden sicakliginda dusukluk) sıklıkla birlikte bulunur. Anoreksia nervozalı hastada ayrıca kuru cilt, hiperkaratonemi (cillte sarılık) , akrosiyanoz (el ve parmaklarda morarma) ve meme kuculmesi bulunur. Parotis (tukruk bezi) ve submandibüler (cene alti tukruk bezinde) bezlerde şişme, dişlerde anormallik, diş etleri ve el yüzeyinde değişiklikler, kendi kendini kusturma nedeniyle görülebilir.


Laboratuvar olarak serum elektrolitleri (kanda sodyum ve potasyum gibi), glukoz (kan şekeri) ve tam kan sayımı yapılır. Ancak bu testlerin sonucu çoğunlukla normaldir. Hipokalemi (potasyum dusuklugu) ile birlikte serum bikarbonat düzeylerinin yüksek olması sık kusmayı veya diüretik (idrar sokturucu ilaç) kullanımını gösterir. Kanda asidoz varsa laksatif (ishal yapan ilaç)kullanımına bağlı olabilir. Sadece az yemek yeme ile hipokalemi (kanda potasyum dusuklugu)pek görülmez. Ancak hiponatremi (kanda sodyum dusmesi) anoreksia nervozada sık görülür ve aşırı su alımına veya uygunsuz ADH salınımına bağlı olabilir.

Hipoglisemi (kan seker dusmesi) kilo azlığı olan hastalarda sıktır ancak asemptomatiktir. (sikayet yapmaz) Anoreksia nervozada lökopeni,(kan beyaz kuresi azlıgı) nötropeni (kan notrofil hucresi) azlıgı , anemi (kansızlık) ve trombositopeni (trombosit azlıgı) olabilir. Tiroid testlerinde T3 ve T4 düşüklüğü ve normal veya azalmış TSH vardır. Anoreksia nervoza ve bulimia nervozalı hastalarda hiperkortizolemi (kanda kortizol hormonu artması) ve artmış idrar serbest kortizol düzeyleri vardır.

Yeme bozukluğu işaretleri olan hastalarda bazen laboratuvar bulguları ve fizik muayenede hiçbir anormallik saptanmayabilir. Amenore, (adetlerde kesilme) anoreksia nervozanın kesin bulgusu olmasına rağmen, normal ağırlığı olan bulimia nervozalı hastalarda amenore ve oligomenore (adet sayisinda azalma) olabilir. Anoreksia nervozada hipogonadizm (cinsel organ calisma bozuklugu)ve düşük östrojen seviyeleri olabilir. Menarşda (ilk adet olmada) gecikme ve büyümede o nedenle geri kalma, adölesan çağdaki anoreksia nervozalı hastalarda bulunur. Erkeklerde de düşük kilo ağırlığı, hipogonadizm (testis gelişmemesi bozuklugu ) ve düşük testosteron seviyesi ile birliktelik gösterir. Kilonun belirli bir seviyeye ulaşması ile adtler başladığı bilinmektedir. Ancak altta yatan mekanizma kesin olarak bilinmemektedir. Leptinin bu konuda önemli olduğu düşünülmekle birlikte,bizim leptin gen mutasyonuna bağlı leptin yetersizliği olan bir Türk ailesindeki bulgularımız, puberte (ergenlik) başlangıcı için sadece leptinin yeterli olmadığını göstermiştir. Çünkü amenoresi (adetleri kesilmiş) olan bir kadın hastamızda leptin düzeyleri çok düşük olmasına rağmen düzenli menstrüasyonlar başlamıştır. Yine anoreksia nervozalı bazı hastalarda kilo azlığı düzelmesine rağmen mensler (adetler) düzelmemektedir. O nedenle leptinin puberte başlaması için gerekli, ancak şart olmadığını düşünmekteyiz.

Kemik kaybı (osteoporoz) amenore (adet kesilmesi) ve yetersiz beslenme nedeniyle önemlidir ve kemik mineral dansitesi ölçümleri yapılmalıdır. Kilonun düzelmesine rağmen anoreksia nervozalı hastalarda kemik kaybı devam ettiğinden, uzun zaman için kemik kırık riskleri vardır.

Psikiyatrik Değerlendirme

Psikiyatrik değerlendirmede mevcut hastalığın tanısı, intihar riski, birlikte olabilen diğer psikiyatrik hastalıklar ve semptomların psikososyal içeriği değerlendirilir. Psikiyatri kliniklerinde bu amaçla yeme davranış testi (EAT-40), BITE testi, BDI gibi testler yapılır.

Tanı

Yeme bozuklukları olan hastalarda bazı semptom ve bulgular benzerdir. Örneğin hem anoreksia nervoza hem de bulimia nervozada vücut şekli ve ağırlık konusunda büyük bir endişe vardır. . Nöbetler halinde aşırı yemek yeme bulimiada olabildiği gibi anoreksia nervozah hastaların da yaklaşık yarısında vardır. Ayırıcı tanıda depresyon ve çeşitli organik beyin sendromlarına dikkat edilmelidir.

Birlikte olan psikiyatrik hastalıkların ve intihar riskinin değerlendirilmesi önem taşır. Çünkü yeme davranış bozuklukları sıklıkla anksiyete ve kişilik bozuklukları ile birliktelik gösterir. Anoreksia nervoza sıklıkla obsesif- kompulsif bozukluk ile, bulimia nervoza ise madde bağımlılığı ile birlikte olur. İntihar olayları da sıktır.

Tedavi

Tüm yeme davranışı bozukluklarında amaç medikal ve beslenme durumunu stabil hale getirmek, psikolojik sorunları saptayıp onları çözmek ve yeme paternini düzeltmektir. Kilo kaybı fazla olan hastalar veya hızlı kilo kaybedenler, elektrolit dengesizliği olanlar, kardiyak problemi olanlar, intihar riski yüksek olanlar hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Hastalar endokrin ve psikiyatri uzmanı tarafından degerlendirlmelidir.

Yeme bozukluklarında özellikler
Anoreksia nervoza
Vücıut kitle indeksi <17.5 kg/m2
Kilo almaktan aşırı derecede korkma Vücudun şekli ve ağırlık konusunda yanlış algılama Amenore
Bulimia nervoza
Tekrarlayan sık yeme nöbetleri (3 ay boyunca haftada en
az 2 kez)
Tekrarlayan kusma nöbetleri, aşırı egzersiz veya açlık (3
ay boyunca haftada en az 2 kez)

Vücut ağırlığı ve şekli konusunda aşırı endişe Anoreksia nervoza yokluğu